ARAMA :
yıldızlara ulaşamazsın ama karanlık gecede sana yol gösterirler... - Blogcu




yıldızlara ulaşamazsın ama karanlık gecede sana yol gösterirler...

Çarşamba, Şubat 27, 2008 - MEĞER AĞBİM BİLMİYOMUŞ....

                                             ..........ÜZÜLME KALBİM.........

 

Neler atlatmadınki sen bunlarda geçecek.

Bir gün gelecek beklemeyeceksin.

Sevgi nerde demeyeceksin.

Susmayacaksın haksızmış gibi

İçinden ne geliyorsa avazın çıktığınca konuşacaksın

Avazın çıktığınca sevindireceksin kalbleri

Örnek almayacaksın ağbinleri

Onların seni kırdığı gibi sen kırmayacaksın onları

Sen seni kırdıklarını hatırlatmayacaksın onlara

Hep mutlu ettiklerini burunlarına kakacaksın

Üzmek olmayacak amacın

Kızdırıp kaçmayacak yanlarından

Sevdireceksin onlar zorlansalarda sevmeye

Unutmaya yüz tutsalarda haırlatan olacaksın

Ağbim diyeceksin onlara inat AĞBİMMM.....

 

 

 

 

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Şubat 27, 2008 - KENDİM(İ)---1/2----ÇÖZMELİYİM

=  =Aklımı topar(+)layamıyorum= =


Bu gece her şey bitmeli(=) biliyorum.
Günler olağan hızıyla devam ederken, hayat akışkanken, zamanın olmadığı gerçeğine vücudumuz direnirken birden bitmeli her şey.
Tek tutunabildiğim ip boğazımdakiyken ve ayağımın altından tabure kayarken vazgeçmeliyim artık.
Küreklerin kapattığı mezarlar yağmurla açılırken, bir tanesine seni gömüp gitmeliyim.
Hislerimi aşılamalı, yalnızlığıma karşı bağışıklık kazanmalıyım.
Seni, bana bakmaktan sebepsiz yere korkan küçük bir çocuğun yeşil gözlerinde bırakmalıyım.
Sonra kendimi senden çıkar(-)malıyım.bendende seni böl(/)meli seni hatırlamama uğruna unutmalıyım.

 

VE SONRA     +/-  =  ?


    Sonlara uygun olarak aklımı topar(+)lamalı ve bir de kendimi ne yapmalıyım onu bulmalıyım…

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Şubat 22, 2008 - .......:::::!!!!!SUSTUM!!!!!:::::........

Artık hayatın hangi boyutunda olduğumu algılayamaz oldum.Ben mi kendimi anlatamıyorum yoksa anlamak mı istemiyorlar çözemedim gitti. Dokunmayın bana, diye bağırmaya başladığıma göre durum fenaya doğru gidiyor…

Yıllardır yüreğimde uysal adımlarla yürüyen bir adam var.Anlamaya çalıştıkça anlayamadığım bir adam…Elimde bana onu anlatan, sahici ve etkili bir kılavuz kitap olsa ; ben nerde ne yapmam gerektiğini böylece kestirebilsem…İlişki yaşamayı unutmuş olabilir miyim, diye geziniyorum dostlarım arasında! İlişki yaşamayı unutmuş olabilir miyim…

Her aşk bir sonraki aşkın devamı mı yoksa her yürek atışı bir öncekinin katili mi anlayamadım…Ben yaklaştıkça uzaklaşan; ben uzaklaştıkça yaklaşan duyguların hükmü ne zamana kadar sürer?
Ben bu satırları yazarken yüreğimde uysal adımlarla yürüyen adamla da sonunda kendi kendime vedalaştım…Ve maalesef yarım kaldı yazı da aşk da…
Kılavuzu da istemiyorum…

Sadece dokunmayın artık bana, diyorum
DOKUNMAYIN BANA!

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazar, Ocak 27, 2008 - .......%ADI ÜSTÜNDE SONBAHAR%......

                                ..........MEVSİMLERDEN SONBAHARDAYIZ.........

 

 

Tohumunda ayrılık varsa aşkın
Mahsulun göz yaşıdır
Benim gibi ağır ağır öder yürek cezasını
Susar yaran

Tohumunda ayrılık varsa aşkın
Mahsulun göz yaşıdır
Benim gibi ağır ağır ödersin zamanla
Geçer yaran

Yalan yalan yalan değil benim sevdam
Seni sonsuza kadar seveceğim
Yalan yalan yalan yalandı herşeyin
Seni sonsuza kadar affetmeyeceğim

Mevsimlerden sonbahardayım
Artık çok geç yağmurlardayım
Ben vazgeçtim yalnızlardayım
Seni affedemem

 

 

Mevsimlerden sonbahardayım...
Resimde sararmış yapraklar,kurumuş dallar,yılgın bir rüzgar
Ve ne yapacağını bilmeyen bir çocuk var.
Aslında sana söylemek istediğim çok şey vardı:
Mesela keşke bu kadar çok sevdirmeseydin kendini
Neyin bedelini ödediğimi bilmiyorum
Herşeye rağmen sana da kızmıyorum,kızamıyorum
Acım durulduğunda bir şarkı söylerim belki
Belki o zaman anlarsın.
Bunca hüzün bizde iyi durmadı
Ve bu ayrılık bu aşka hiç yakışmadı

 

 

mevsimlerden son bahardayım senin yüzünden!dünyadaki herkes için herhangi birisin..ama herhangi biri için dünyalara bedelsin..ne yazık yüreğime mahkumsun.cezan ömür boyu sevilmek, hemde sevildiğini hiçbir zaman bilmemek...

 

                                      AŞK

                 MANTIK EVLİLİĞİ

       

 

                     PLATONİK AŞK

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Ocak 25, 2008 - DÜŞÜNEMİYORUM artık YORGUNUMDA

..........!!! SEN BÖYLE DÜŞÜNSEND!!!.............
''Yaşıyor ama uzaktaysam senden
     Bil ki seni hiç unutmadım
     Ölüm değilse bizi ayıran
Yazık olmuş, hata yapmışsız
Senden ya da benden ne farkeder
Şeytana uymuş aşkı yakmışız

Adımı söylemezdin bana seslenirken
Aşk derdin, aşkım derdin
Her aşk dediğinde
Beni kendinde daha da aşık ederdin
Buluştuğumuz anları hatırlıyorum
Güller açardı gönlümde sen gelirken
Üç-beş saat bile ayrılsak
Yapraklarım dökülürdü sen giderken

Yanyana duran iki yıldızdık sana göre
En parlak, en güzel olanı bendim
Gökyüzünde ki tek yıldızındım senin
Fırtınalarda saklanıp korunduğun
Liman olduğumu söylerdin
Ömrünün sonuna kadar beni seveceğini
Kalbini kalbime kelepçeleyip
Anahtarını okyanusa attığını söylerdin

Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti
Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin
Sonsuza kadarda saklayacağım
Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde
Seni mutlu, çok mutlu görüyorum
Çünkü hep öyle ol istedim
Her şeyin güzeli senin olmalı
Aynı şeyi isteme benden
Yerine kimseyi koyamam ki
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki
Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki

Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz
Senin bana, benim sana söylediğim
Onlardan biri yada benzerini duyarsan
Beni anımsar gülümsersin
Ben mi? ben hiç unutmayacağım ki
Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda
Bizi bizden çözer diye
Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım
Her atışında hatırlamak için

Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden
Bil ki seni hiç unutmadım
Ölüm değilse bizi ayıran
Yazık olmuş hata yapmışız
Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi
Ve bensem önce giden bu alemden
Kederlenme çok
Tıpkı benden istediğin gibi
Kendine sahip çık
Bensem kalan geride
Zaten sen hep göreceksin
Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki
Sen bana aşk dedin, bizi kirletemem ki

Küs olduk, ayrı düştük duramadık ki
Savaşları sevemedik ki barış olduk biz
Hüzünlendik dilden kaçan bazen iki lafla
Sevişmeye sebep ettik ayrılıkları

Niyet ettik, söz verdik en büyük aşka
Başkasının sevdasına imrenmedik biz
Neysek oyduk, öyle kaldık aynı inançla
Kimsenin öyküsünden kopya çekmedik

Ne acıdan, ne kayıptan
Korkmadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık ta
Yılmadık ki bir gün
Üstüne gittik sevdanın
Yenilmedik ki
Kimsenin duygusundan
Çalmadık biz

Başkasının oyununu bozmadık biz
Bu dünyanın uyumunu bozmadık biz
''

         !!!BU DÜNYANIN DÜZENİNİ BOZUYORUZ BİZ VE O YÜZDEN YOKUZ BİZ!!!

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Saturday, Ocak 19, 2008 - ::::BAŞLIKSIZ::::

İş yapmak için tek yöntemi biliyor olmamız, başka yöntem olmadığını göstermez.

Aynı şeyi yaparak farklı sonuç alamayız.

Hayal kurmak için enformasyon almak, enformasyon almak için denemek gerekir.

Geri dönüşü olmayanı deneyenin başı ciddi belaya girmiş demektir.

Büyük problemler ve krizler, üretkenliğin doğum evleridir.

Sıradanlar; sıra üstü insanların icat ettiklerini ve ürettiklerini tüketirler.

Sıradanlar, sıra dışı olanların ürün ve hizmetlerini satın alırlar.

Bir araya getirmek zihinsel bir kapasite değil, bir eylem kapasitesidir. En çok ve en iyi bağlamayı yapabilen en üretkendir.

Çok uğraştığımız bir sorunu çözemiyorsak, çözüm daha sonra aklımıza gelecektir.

Sistemin parçalarını ince ayar uyumda bağlamazsan, sistem çalışmaz.

Tersini yapmayı denemek, bazen sorunları çözer.

Genelleme yapan, dinlemek, düşünmek, öğrenmek ve problem çözmek istemeyendir.

Bir şeyin göründüğü gibi olmadığını araştıran öğrenir.

Her doğruyu geçerli kılan özel bir koşul seti vardır.

Gerçeği yansıtan enformasyona sahip olmadan sorularımızın cevaplarına ulaşılmaz.

Kalıcı sistemler kurmayanlar, göçebeliğin problemlerinde boğulurlar.

Gelecekte kazanacaklar, gelecekte ihtiyaç duyulan yetenekleri edinenlerdir.

Söz ver, sözünü tut. Yazdığını yap, yaptığını yaz. Ahlaklı ol.

Dünya çapında başarı, çalıştığımız alanda küresel bir zihniyete sahip olmanın eseridir.

Meydana getirdiğin toplam etki, ilişkide olduğun insan sayısı ve etkileri kadardır.

Eğlenceli işler, talep görürler.

Projeler okullardan daha fazla kişisel öğrenme sağlar.

Yaşamdaki hediyeleri keşfetmeyi ve almayı öğrenmek gerek.

Bir şeyi reddederken dikkat et. Sana verilmiş bir hediye olabilir.

Her işin kendisine ayrılan zamana yayıldığını unutma. Bir gün verirsen bir günde, bir ay verirsen bir ayda biter.

Daha çok iş yapacağına dair başkalarına söz ver.

Her hafta çalışmadığımız zamanlarda en az iki etkinliğe gidelim, insanlarla tanışalım, yeni şeyler öğrenelim.

Yardım edelim. Başkasına yardım eden, kendine yardım eder.

Başarılı olmak için odaklan. İki tavşanın peşinden koşan ikisini de yakalayamaz.

En etkili yüzde 20'yi kullan. Balonu şişirdiğimiz delik, balondan çok daha küçüktür. Etkili olan yeri bul.

Kaliteyi yükselterek sıra dışı olmak için ayrıntılara odaklan ve onları mükemmelleştir.

Mesajını farklı ulaştır. İletişim kurallarında işe yarar farklılıklar oluştur.

Mesajını görselleştir. Öykülerle, beden diliyle, oyunlarla.

İnsanların var oluşlarını aşındırma. Zaten altı milyarda biriz; küçücüğüz bu evrende. O küçük varlığı da yok etme.

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Ocak 15, 2008 - .........::::BU GECE SON::::..........

 

............::::::::::::::::BU GECE KARAR VERMELİ::::::::::::::::.............

 

 

 

Aklımı toparlayamıyorum.
Bu gece her şey bitmeli biliyorum.
Günler olağan hızıyla devam ederken, hayat akışkanken, zamanın olmadığı gerçeğine vücudumuz direnirken birden bitmeli her şey.
Tek tutunabildiğim ip boğazımdakiyken ve ayağımın altından tabure kayarken vazgeçmeliyim artık.
Küreklerin kapattığı mezarlar yağmurla açılırken, bir tanesine seni gömüp gitmeliyim.
Hislerimi aşılamalı, yalnızlığıma karşı bağışıklık kazanmalıyım.
Seni, bana bakmaktan sebepsiz yere korkan küçük bir çocuğun yeşil gözlerinde bırakmalıyım.

Sonlara uygun olarak aklımı toparlamalı ve bir de kendimi ne yapmalıyım onu bulmalıyım…

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Saturday, Aralık 22, 2007 - YAŞAMA KRİZİ.

 

                                                  BEN ÖLSEMDE YAŞAYACAK

 

Tıpkı bir kalp krizinin öncü spazmları gibi geçmekte erişkinlik günlerim. Millet ani bir krizle gider. Ben bir krizler silsilesi içinde yıpranıyorum. Üstelik öldüğüm vakit kalp kaslarımdan çok tedirgin olamamı gerektiren her durumdaki rahatlığımın nasırlaştırdığı benliğim yıpranmış olacak. Ve otopstimde insanlar cesedime psikanaliz yapacaklar. Bedensel bütünlüğüme inat parça duygulardan oluşan ağır ve ömür boyu bir kriz diye yazacaklar ölüm nedenime. Bilmiyorlar ki beni öldürecek olan şey aslında bir ömür yaşatmakta olan şeydir..

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Aralık 21, 2007 - GICIK OLUYORUM...

 

                                   GICIK OLUYORUM

 

Bilinen bin türlü duruma inat bir dikleniş adeta bu günlerim ! Sıkıntılıyım , ziyadesiyle üzgün ve pek kaygılı olmak lüzumundayım hal bu ki . Peki tarafımdan yığınlanmış olması gereken binlerce derdin oluşturduğu o kocaman dağ nerede? Neden acı çekemiyorum ? Neden sadece kendimi kötü hissetmeye ikna edebildiğim zamanlarda kötü hissedebiliyor , neden saman tadı gibi etkisiz fikirleri aklımdan atamıyor, ve neden kendimi yaşadıklarımın doğal sonucu olması gereken karamsarlığa ve sonrasında tüm sıkıntılarıma son verecek olan o aydınlık sabaha doğru yöneltemiyorum. Hal bu ki ben kendimi kötü hissetmek istiyorum. Zira ne kadar sürerse sürsün kendimi ancak kötü hissettiğim dönemlerin bitiminde biraz sevebiliyorum. Ve kötü hissederken de kendim için üzülebiliyorum bir parça.bunun dışındaki tüm ruh hallerimi iyice anladım artık.Ne bu yazdan bir anı yada nede geçen kıştan soğuk bir gecenin yarım bırakılmış iki satır kelamı gelmiyor aklıma nedense.
Mesela mektup yazmak ihtiyacındayım. Ama ne yazacak biri nede kendiminkinden başka ezbere bildiğim bir mektup adresi var akımda. Sadece bir mektup yazmak ve cevabını beklemek istiyorum o kadar. Ne bunun nedenini biliyorum ne de yaparsam ne olacağını ? yani neticesini ama yapmaya ihtiyacım var nedense. Bir de yağmur yağmasına ihtiyaç duymaktayım her ne kadar çıkıp dolaşmayacak olsam da yağmurun altında. Mesela bunu hiç düşünmedim hayatımda. Yağmurda dolaşmayı sevip sevmediğimi. Halbuki bunu bana düşündürmeyecek düzeyde büyük meşguliyetlerden hep uzak durdum. Yani yeterli vaktim vardı bu güne dek. Ama düşünmemişim işte bilmiyorum yağmurda dolaşmayı sevip sevmediğimi. Ama nefret etmediğim kesin zira hiç bir şeyden nefret edemiyorum. Çok etmem gereken kimseler ,olaylar ve durumlara sahip olmama rağmen hem de. Onu analiz ettim bünyemde ; Nefret edemiyorum ben. Yeteneklerim sınırlı bu konuda benim. Sadece uyuz olabiliyorum o kadar !

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Zaman www.gazetealemi.com Turkiye www.gazetealemi.com Yeni Safak www.gazetealemi.com
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

NEREYE GİDECEĞİNİ BİLMİYORSAN HANGİ YOLDAN GİDECEĞİNİN HİÇ BİR ÖNEMİ YOK!!!!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

  • fotograflar
  • gunluk
  • haftalik
  • magazin
  • saglik
  • teknoloji
  • yazilarim
  • Arkadaşlarım

    diyalogunmeyvesi
    ceydailehersey
    englishgrammer
    aaysen
    epack
    BlogYardim
    MeyvelerinFaydalari
    lezzetliyemek
    videocity
    sacmodelleri
    ahsennur
    1incitanem
    1damlaumut
    deligece
    bizimada
    ozledigimcocuk
    sertalpbilal
    bilimhaberleri
    krale00
    irreplaceable11
    alisahin37
    muratsahin123
    baskaturlubisey
    bilimseverler



    More Cool Stuff At POQbum.com

    hayat
    hayat sizce tek kelimeyle nedir?

    sabır
    hayal
    mutluluk
    keder
    rüya


    Şu Andaki Durum
    tv kanalı.
    sizce en çok izlenen kanal?

    stv
    kanal d
    show
    atv
    kanal7


    Şu Andaki Durum